Olimpos Gezi Rehberi - Seyahat Rehberiniz Olimpos Gezi Rehberi

Olimpos Gezi Rehberi


Bu yaşıma kadar hep tarihsel, kültürel açıdan kendimi doldurmak ve tabi ki yeni hikayelere tanık olmak için düştüm yollara. Tatil, seyahat benim için hiçbir zaman deniz, kum, güneş üçlemesi olmadı. Ancak son seyahatimiz öyle sanıyorum ki tatil anlayışımda bazı değişikliklere sebep olacak.

Rotayı bu kez Akdeniz’e; hayatımda ilk kez gittiğim Olimpos’a çevirdik. Eşim ile birlikte keyifli ve nasıl geçtiğini anlamadığımız bir dört gün geçirdik.

Olimpos’a dair öncelikle şunun altını çizmeliyim; neyse ki buranın değerini bilerek, sahip çıkabilmişiz ve betonermenin, beş yıldızlı otellerin bu güzel doğa harikasını işgal etmesine izin vermemişiz.

Olimpos; antik kenti, yemyeşil doğası ve Caretta Carettaların üreme yeri olması sebebiyle sit alanı kabul edilmiş ve koruma altına alınmış. Yalnızca ağaç ev, kamp konsepti mevcut konaklama için. Bu sayede bakir yapısı minimum düzeyde insan erozyonuna uğramış ve doğal yapısını korumuş. Ne mutlu ki hala her yer yemyeşil.

ULAŞIM

Olimpos, Antalya’ya 85 km uzaklıkta, Kumluca ilçesine bağlı bir vadi. Etrafı Beydağları ile çevrili bir doğa harikası. Şahsi arabanız yoksa minibüs ile de ulaşma imkanınız mevcut. Antalya Otogar’dan kalkan Kumluca minibüseleri ile Olimpos Kavşağı’na kadar gelerek; oradan Olimpos minibüslerine binmeniz gerekiyor. Ayrıca uçak ile yine Antalya Havalimanı ve oradan yine minibüsler ile Olimpos’a ulaşabilirsiniz. Aklınızda olsun; konaklayacağınız yerler de dilerseniz transfer ayarlayabiliyor.

KONAKLAMA

Eğer tatil anlayışınız lüks, ‘her-şey dahil’ konseptli otel kafasıysa; baştan söyleyelim Olimpos size göre değil. Burası yukarıda da belirttiğim gibi hala bakir ve doğal yapısını koruyan, içinde betonu çok az görebileceğiniz ağaç ev-bungalow konseptinde konaklama seçenekleri sunan bir yer. Yarım pansiyon ve Eylül ayında ortalama kişi başı 80 TL gecelik bungalow evler mevcut. Bizim tercihimiz Çamlık Pansiyon oldu. Gayet halimizden memnun 3 gece 4 gün geçirdik. Oda-kahvaltı-akşam yemeği dahil kişi başı günlük 80 TL ödedik bungalowa. Tabi çadır kurmazsak olmazsa olmaz diyerek son gece çadırımızı da kurduk. Fiyat 50 TL kendi çadırınız ile giderseniz. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim burayı. Detaylara internetten ulaşabilirsiniz.

OLİMPOS’TA NE YAPILIR

Yazıya başlarken de bahsettiğim gibi; benim tatil anlayışımda bugüne kadar deniz, kum, güneş konsepti hep arka sıralarda kaldı. Hatta sayılıdır; özellikle tatilde denize girebileceğim bir yere gitmişliğim yok denecek kadar az. Ancak Olimpos’a gelince eşimle kendi kendimize bir söz verdik ve her sene Eylül ayında 3 günlüğüne de olsa buraya tekrar gelip, bu keyfi, huzuru tekrar yaşayacağız.

Düşünün ki çok eski çağlardan günümüze kadar gelmiş bir antik kent ve o antik kentin içinden geçip, akvaryum gibi müthiş bir deniz ile karşılaşıyorsunuz. Sağınızda solunuzda güzeller güzeli Beydağları sizi cömertçe selamlıyor ve mis gibi ılık sularda kulaç atıyorsunuz. Kesinlikle bir kez de olsa yapın bunu. Yani öncelik Olimpos Sahili. Aklınızda olsun; sahilde herhangi bir işletme yok ve güneş beni yakar derseniz; şemsiyenizi getirmeyi unutmayın. Ayrıca su ve yiyecek  de almalısınız; eğer uzun kalacaksanız.

Yapabileceğiniz bir diğer aktivite de Olimpos Antik Kenti’ni adımlamak. Kazı çalışmaları hala devam ediyor ve sahile varmadan önce tüm ihtişamıyla sizi karşılıyor şehir. Giriş için müze kartı ya da kullanabileceğiniz çok kullanımlı bilet seçenekleri var.

Bir gününüzü ayırmanız ve kesinlikle tecrübe etmeniz gereken tekne turları da yapabileceğiniz bir diğer aktivite. Çeşitli rotalar var. Biz çok merak ettiğimiz Suluada’ya gittik tekne turu ile. Sabah 10:00’da kaldığınız pansiyondan sizi alıyorlar ve akşam 17:00 gibi tekrar o noktaya getiriliyorsunuz. Fiyat, öğle yemeği ve transfer dahil kişi başı 70 TL. Adrasan’dan kalkıyor turlar. Belirttiğim gibi farklı birkaç rota var. Olimpos’u gezerken sağlı sollu sıralanan acenteleri göreceksiniz. Oralardan organize edebilir ya da kaldığınız pansiyondan tavsiye alabilirsiniz. Biz tur için Yusuf Kaptan’ı tercih ettik ve çok memnun kaldık.

Bunların dışında; Olimpos yakınında bulunan Çıralı ve Adrasan’a günübirlik gidebilir, efsanelere konu olan Yanartaş’ı görebilir ve tabi ki kaldığınız pansiyonda yer alan kamelyalarda oturup; doğanın sesini dinleyebilirsiniz. Biz özellikle akşam yemeklerinden sonra bunu yaptık. Kuş sesleri ve tertemiz ılık hava… Anladık ki İstanbul bizi çok hırpalamış.

Ayrıca bizzat girip tecrübe etmedik ancak dışarıdan gayet kaliteli, keyifli gözüken birkaç bar var. Canlı müzik eşliğinde keyifli bir akşam geçirmeniz mümkün. Bu mekanları deneyin derim. Gündüz aktivitelerine ek; bisiklet ve ATV kiralayabilir, Olimpos’ta teker döndürebilirsiniz.

Son olarak; biz Eylül ayında geldik. Hem daha az kalabalık hem de gayet sıcak bir deniz ve keyifli bir hava karşıladı bizi. Yani aklınızda olsun; Temmuz’un Ağustos’un kalabalığından ziyade Eylül hatta Ekim ayını tercih edebilirsiniz Olimpos’a gelmek için ve siz siz olun en az 3 gün nefes alın burada.

Sevgiler

 

Instagram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir